Ninja Kaplumbagalar

400px-Group04800.jpg

sevgilerle gorkem’e

Ninja kaplumbagalar, (orjinal adi ile ; Teenage Mutant Ninja Turtles)
ilk olarak 1984 yilinda Mirage Studyolari tarafindan basilan 4 adet mutasyona ugramis ve ayni sekilde kendileri gibi mutasyona ugrayan baska bir hayvan (bu kez bir insan+sican mutasyonu) tarafindan ninja olarak yetistirilen
tosbagalar’dan olusan bir ekibin hikayesini anlatmakta.

Soz konusu ekip Leonardo, Raphael, Michelangelo ve Donatello’dan kurulu olup herbirinin ismi saygi deger bir sanatciya itaf edilmistir.

-Leonardo da Vinci
-Raffaello Santi
-Michelangelo Buonarroti
-Donato di Niccolö di Betto Bardi

Pek az kisinin bilgidini tahmin ettigim uzere, tosbagalarimiz ayni zamanda pek cok manga serisinde de kendilerine yer edinmisler donem donem,Myutanto Tatorusu ve Supa Tatorusu (Super Turtles) (gordugunuz gibi dunya uzerinde dejenerasyona ugrayan tek dil Turkce degil efendim.) bu mangalara ornek olarak gosterilebilir.

Dunyayi siddet kullanarak duzeltmeye karar veren takimimizin televizyon ile tanismasi ise cok gec olmadi, 10 aralik 1987′de baslayan maceralari, cesitli kereler isim,senaryo,yapimci,kanal degistirmesine ragmen gunumuzde hala dunyanin pek cok ulkesinde yeni bolumleri ile gosterimde.

Tabi ninjalarimizin bilgisayar oyunlari,oyuncaklari,misir gevrekleri,giyim ve hediyelik esyalari ile birlikte mukemmel bir pazarlama aracina donusmesi de hic zor olmamis.

Ancak burada belirtilmesi gereken 2003 yilinda Amerikan Fox kanalinin seriyi farkli sekilde ele almasiydi.
Zira fox kanali yayin akisi icerisinde pek cok animasyon programina yer vermekte, American Dad!, Family Guy, King of the Hill ve ulkemizde de populer olan Simpsons, suan icin Amerika’da Fox tv uzerinden yayinda olan 4 animasyon. Maalesf Fox’un bu denemesi de pizza sever ekibimizi,hayranlarinin gozunde kurtarmaya yetmemis gibi gorunuyor.
tosbagalarimizin basarisiz olmasinin pek cok sebebi bulunmakta
bunlarin en basinda senaryonun kendi kendini tuketmesi geliyor.

Fakat kisisel olarak bu gece bana bu yaziyi yazdiran baska bir sebebi fark ettim.
konusu, cizimleri, sesleri ya da sunumu berbat olan pek cok deneme yapildi televizyon ekranlarinda.
Ama hic birisi beni yillar sonra evimde yalniz basima otururken,
kaplumbagaya ninjalik yaptirma fikri kadar dumura ugratmamisti.

kaplumbaga_formul.jpg

bu yazinin hazirlanmasinda

www.wikipedia.org adresinde ki
ninja turtles basligindan yararlanilmistir.

 

 

Ninja Kaplumbagalar muzigi

Building Gods

building gods Kadim dostum noktafa‘nın bitmek tükenmek bilmeyen araştırmacılığı sayesinde bulduğu bir belgeselimsi izledim. Belgeselin ismi Building Gods. Aslında belgesel demek doğru olmaz, temelde, alanının en iyilerinden olan 4 ayrı kişiyle yapılan röportajları içeren bir video Building Gods. Fikir beyanında bulunan kişilerin nitelikleri ise gerçekten ilginç: bir teolog (Anne Foerst), bir beyin mühendisi (Hugo de Garis), bir filozof (Nick Bostrom ) ve bir sayborg (Kevin Warwick). Konu ise singularity.

brain builder, theologist, cyborg, philosopher

şimdiye kadar singularity konusu yazılı ortamın dışına pek çıkmamıştı; bildiğim kadarıyla konu üzerine yapılan ilk ve en kapsamlı görsel çalışma bu. Building Gods, singulartiy hakkında fikri olmayanlar için güzel bir başlangıç niteliğinde. Kabaca bahsetmem gerekirse, Makineler bilinç kazanınca ne olacak? Teknolojik gelişim varacağı en son nokta neresidir? Tanrı nerede? Ölümsüzlük nasıl mümkün? gibi oldukça fantastik soruları enine boyuna tartışıyorlar. Konu ile yakından ilgilenenler için pek fazla yeni bilgi ya da yaklaşımlar içerdiğini söyleyemeyeceğim fakat konuşanların mimiklerini, hissettiklerini görmek gerçekten hoş, insan mutlu oluyor.

Building Gods’ı izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.
Google Video linki.

Shinobi-Heart Under Blade

Uzun zamandir film izlemekten keyif alamayan birisi olarak shinobi ile karsilasmak oldukca sevindirdi beni. Daha cocukken sinemaya gittigimde hissettigim hayal ve aptal ozentiyi tekrar hissedebildim.

shinobi-posterHikayenin gectigi durum, seyir keyfini kacirmadan kisaca belirtmek gerekirse, iga ve kouga adli iki farkli ninja klaninin varligini surdurme cabasinin icinde bulunmakta. Bilinen japon filmlerinin aksine Shinobi amerikan filmlerini daha cok andiriyor, fakat yalnizca bu acidan bakildiginda biraz haksizlik yapmis oluruz. Filmin kunyesini imdb’de inceledigimiz de Action / Drama / Fantasy / Romance gibi karmasik bi tag listesi ile karsilasiyoruz, evet shinobi populer olmak icin yapilmis bir film ancak hikayenin akisi her ne kadar baslarda populer sinema filmleri ile benzesse de japon filmlerine asina olmayanlari rahatsiz edecek derecede farkli. Bir kere iyi ile kotuyu aramaya calistiginizda bunu “taraflar” da degil her iki tarafin icinde ayri ayri karakterlerde buluyorsunuz. Film Faturo Yamada‘nin orjinal adi Kouga Ninpouchou olan romanindan uyarlanmis ve yonetmeni Shimoyama Ten.

Tabi bu kadar pahali bi yatirimi japonlarin sirf amerikan sinemasini taklit etme cabasi olarak gormek buyuk saflik olur. Shinobi alabildigine damardan japon sinema tarzini yansitiyor. Bu gozle izlendiginde filmden alacaginiz keyif ise suphesiz daha fazla olacak ama istemezseniz ve israrla (”pop-corn” film seviyorum gelemem oyle derin filmlere), derseniz de sorun degil, gorsel efektleri ve dovus koreografisi cok ust seviyede olan film bira keyfinizi bozmadan ve kafanizi yormadan izleyebileceginiz ayri bir modda da izlenebilmek de.

Kisa bir arastirmadan sonra filmin turkiye’de sinemalarda gosterime girmeyecegine kanaat getirdim. Ancak shinobi’nin dvdleri halihazirda dunyanin pek cok ulkesinde piyasaya sunulmus (mesaj alinmistir umarim). Shinobi’yi sinemada izlemek isteyenler ise sanirim bir festival beklemek durumundalar.

Ben de festival duasi ile yazimi sonlandirirken karanlik gecelerde karsiniza ninjalar cikmamasini dilerim.

bulanık zaman

gunes saati - editordenefendim hala kullanmayanlar varsa şiddetle öneridiğim bir web tarayıcı var biliyosunuz. mozilla tabanlı olan bu tarayıcının adı firefox. bu tarayıcının en büyük özelliği biz programcılara bi şeyler geliştirebilmek için çok güçlü bir platform sağlaması. yazılım geliştiricisi olmayan tüm diğer bilgisayar kullanıcılarına ise oldukça özelleştirilebilir, kişiselleştirilebilir bir ortam sunmakta.

özelleşebilir, kişiselleşebilir ne demektir?

istediğiniz şeyi istediğiniz yerde bulabilmek gibi bir tanım yapabiliriz belki bu kavramlar için. biraz abartılı gibi görünse de tanım ne istemesi gerektiğini bilen kişiler için tutarlı bir tanım olacaktır. peki firefox bize ne gibi faydalar sağlayabilmekte? öncelikle firefox’un ciddi bir tema desteği vardır. tema ne işe yarar? firefox penceresi içerisinde kalan açılan web sayfası dışında kalan herşeyin şeklini ve rengini değiştirebilmenizi sağlar. burda bir şeye dikkat çekmek istiyorum biraz geniş konuşuyor gibi görünsem de bunları yapabilmek kullanıcı merak seviyesi ile ilgilidir. yani yapmak isteyen bahsettiklerimin hepsini bi şekilde yapabilir. temalara nerden ulaşırız?

Araçlar (Tools) -> Temalar (Themes)  

açılan pencerede o anda sistemimizde kurulu olan temaları görebiliriz. açılan pencerenin sağ alt tarafında göreceğimiz tema indir (download theme) yazısına tıklarsak başkalarının yapmış olduğu ve insanların hizmetine sundukları temalara ulaşabiliriz. bunlar arasından hoşumuza gidenleri seçip install now dersek (ve sorduğu soruyu onaylarsak) bu tema bilgisayarımıza kurulacak ve biraz önce bahsettiğim yöntemle ulaşılabilecektir.

fakat burda dikkat edilmesi gereken nokta şudur ki firefox’a herhangi birşey eklersek (tema ya da eklenti gibi) firefox’u tamamen kapatıp (tüm firefox pencelerini de) yeniden başlatana kadar bu yeni yüklenen şeylerin kullanılamayacaktır.

kişiselleştirme özelleştirme için bir başka nokta ise eklentilerdir. eklentiler firefox’a ekstra nitelikler eklemek için yapılmış program parçalarıdır. bu eklentilere bir örnek forecastfox eklentisidir. bu eklentiyi kurduğumuz zaman firefox’un sağ alt köşesinde bize istediğimiz bölgenin anlık hava tahminlerini gösteren bir simge çıkar. benzer bir eklenti ise foxyTunes eklentisidir. bu eklenti ile de kullanmakta olduğunuz müzik çalma programını firefox içinden kontrol edebilirsiniz.

nedir ki bulanık olan?

bu kısa ve aslında çok da anlam taşımayan girişten sonra konumuza gelelim. fuzzytime adında bir firefox eklentisi var. en son olarak 1.4.1 versiyonu çıkan bu eklenti şu işe yarıyor: saat kaç sorusuna insani yanıtlar veriyor. şöyleki eskiden dijital saatler olmadığı için saat kaç dendiği zaman insanlar birbirlerine 12:37:46 demezlerdi. bunun yerine “saat bire yirmi var” derlerdi. bu sırada da insanlar çelişkiye düşer acaba “yirmibeş var” mı deseydim diye düşünürlerdi. 4 dakika sonra saat tekrar sorulduğunda ise yine “saat bire yirmi var” cevabı verilir, bunun üzerine soran kişi, ruh haline göre tonlayarak “yahu sen de ne zaman sorsam aynı cevabı veriyorsun” der diğeri de ya “e daha yeni sordun değişmedi ki saat” diye cevap verip üste çıkmaya çalışır ya da “yea biraz önce tam yirmi var değildi şimdi de yirmi varı biraz geçiyo aslında” diye açıklama yapma gereği hisseder ve benzer anlama gelecek cümleler sarfederlerdi. tabii o zamanlar milisaniyelerin bile önemli olduğu silikon işlemciler hayatımıza bu kadar girmemişti.

zaman konusunda bu tutarsız gibi görünen bu tür olaylar yaşanırken bir yandan da saat taşımayan insanlar her seferinde birilerine saati sormamak için biyolojik saatlerini geliştirmeye çalışırlardı. şöyle ki; belli bir zamanda birilerine saati sorar sonra da geçen zamana göre yeni zamanı tahmin etmeye açlşırlardı. dakik olmanın çok da gerekli olmadığı durumlarda bu uygulama yerinde kabul edilirdi ve pratikle birlikte bir kaç saatlik dönemlerde +-7 dakika hata payıyla sonuçlar verirdi ki bu gayet yeterli idi.

bir de şundan bahsetmeden edemeyeceğim ki saat kullanılmadan bahsedilen zamanlar vardı. örneğin “akşam sana geleceğim” dendiğinde iki tarafta aynı zamanı anlar ya da “sabah buluşalım” dendiğinde “saat kaçta?” diye sorulmazdı. çünkü insanlar daha ortak bir zamanda yaşıyorlardı.

işte efendim eklentimiz de bu insani özellikleri biraz bünyesinde barındırmaya çalışıyor ve bilgisayar az da olsa insaniyet katmak için çabalıyor. Ingo Oppermann (sanıyorum beyefendi) tarafından yazılan bu eklentiyi türkçe’ye çevirdim ve burdan da insanlara sunuyorum. türkçe’ye çevirirken türkçe’nin sondan eklemeli bir dil olmasından dolayı ortaya çıkan zorlukları biraz daha fazla kod yazarak aşmam gerekti. (normalde eklentilerin yapısı diller arasında geçiş yapmayı oldukça kolay kılan bir yapıya sahiptir.) çevrilmiş haliyle birlikte yeni halini ingo (sanıyorum) beye gönderdim fakat henüz bir yanıt alamadım. umarım yakın zamanda firefox’un eklenti sitesinde bu eklentiyi türkçe’yi de destekler halde görebileceğizdir. eklentinin türkçe halini sınayıp onaylayan tüm gg ekibine burdan teşekkürü bir borç bilirken eklenti ile ilgili tüm sıkıntılarda bana ulaşmanızı rica ederim. ayrıca yorumlarınız benim için önemlidir efendim.

nasıl? - kurulum

eklentinin gereksinimi adından da anlaşılabileceği üzere firefox’tur. firefox olan herhangi bir makinede, firefox açık bulunduğu sürece, firefox penceresinin sağ alt köşesinden size zamanı söyleyecektir. firefox’u indirmek için ise www.getfirefox.com adresine gidebilir ya da google tool bar bulunan bir firefox’u indirebilirsiniz.

firefox’u hazır ettikten sonra bu link üzerinden eklentiye ulaşabilirsiniz. şimdi burda şöyle bir durum ortaya çıkacaktır. normalde firefox eklentinin eklenti olduğunu anlayıp kurmak isteyecektir. fakat her siteden her türlü eklentinin kurulamaması için iki site haricindeki herhangi bir siteden eklenti kurmak yasaklanmıştır. bu nedenle firefox eklentiyi bu şekilde kurmayacaktır. eklentinin kurulabilmesi için bu siteye gerekli izinleri verebilirsiniz. fakat en sağlıklısı linke sağ tıklayıp “Farklı kaydet…” mek ve daha sonra inen dosyayı firefox penceresinin içine sürükleyip bırakmaktır. firefox bu dosyanın eklenti olduğunu yine anlayacak ve kurmak isteyip istemediğinizi soracaktır. sayaç saydıktan kur diyip kurabilirsiniz. firefox’u yeniden başlattığınızda o anda kullanmakta olduğunuz dile uygun olarak bulanık zamanı firefox pencerenizin sağ alt köşesinde görebilirsiniz. unutulmaması gereken şudur ki programın verbileceği zararlardan sorumluluk kabul edemediğimiz gibi yine de her türlü sorununuzda size yardım etmek isteriz. bize buralardan bi yerden ulaşabilirsiniz. adresimiz belli yani…

memin - bulanık zaman, bulanık mekan