anlak.com

Ninja Kaplumbagalar

, Wednesday, 22 March 2006
sevgilerle gorkem'e by noktafa.
Ninja kaplumbagalar, (orjinal adi ile ; Teenage Mutant Ninja Turtles)
ilk olarak 1984 yilinda Mirage Studyolari tarafindan basilan 4 adet mutasyona ugramis ve ayni sekilde kendileri gibi mutasyona ugrayan baska bir hayvan (bu kez bir insan+sican mutasyonu) tarafindan ninja olarak yetistirilen
tosbagalar'dan olusan bir ekibin hikayesini anlatmakta.

Soz konusu ekip Leonardo, Raphael, Michelangelo ve Donatello'dan kurulu olup herbirinin ismi saygi deger bir sanatciya itaf edilmistir.

-Leonardo da Vinci
-Raffaello Santi
-Michelangelo Buonarroti
-Donato di Niccolö di Betto Bardi

Pek az kisinin bilgidini tahmin ettigim uzere, tosbagalarimiz ayni zamanda pek cok manga serisinde de kendilerine yer edinmisler donem donem, Myutanto Tatorusu ve Supa Tatorusu (Super Turtles) (gordugunuz gibi dunya uzerinde dejenerasyona ugrayan tek dil Turkce degil efendim.) bu mangalara ornek olarak gosterilebilir.

Dunyayi siddet kullanarak duzeltmeye karar veren takimimizin televizyon ile tanismasi ise cok gec olmadi, 10 aralik 1987'de baslayan maceralari, cesitli kereler isim,senaryo,yapimci,kanal degistirmesine ragmen gunumuzde hala dunyanin pek cok ulkesinde yeni bolumleri ile gosterimde.

Tabi ninjalarimizin bilgisayar oyunlari,oyuncaklari,misir gevrekleri,giyim ve hediyelik esyalari ile birlikte mukemmel bir pazarlama aracina donusmesi de hic zor olmamis.

Ancak burada belirtilmesi gereken 2003 yilinda Amerikan Fox kanalinin seriyi farkli sekilde ele almasiydi.
Zira fox kanali yayin akisi icerisinde pek cok animasyon programina yer vermekte, American Dad!, Family Guy, King of the Hill ve ulkemizde de populer olan Simpsons, suan icin Amerika'da Fox tv uzerinden yayinda olan 4 animasyon. Maalesf Fox'un bu denemesi de pizza sever ekibimizi,hayranlarinin gozunde kurtarmaya yetmemis gibi gorunuyor.
tosbagalarimizin basarisiz olmasinin pek cok sebebi bulunmakta
bunlarin en basinda senaryonun kendi kendini tuketmesi geliyor.

Fakat kisisel olarak bu gece bana bu yaziyi yazdiran baska bir sebebi fark ettim.
konusu, cizimleri, sesleri ya da sunumu berbat olan pek cok deneme yapildi televizyon ekranlarinda.
Ama hic birisi beni yillar sonra evimde yalniz basima otururken,
kaplumbagaya ninjalik yaptirma fikri kadar dumura ugratmamisti.

bu yazinin hazirlanmasinda www.wikipedia.org adresinde ki ninja turtles basligindan yararlanilmistir.

Building Gods

, Wednesday, 15 March 2006

Kadim dostum noktafa'nın bitmek tükenmek bilmeyen araştırmacılığı sayesinde bulduğu bir belgeselimsi izledim. Belgeselin ismi Building Gods. Aslında belgesel demek doğru olmaz, temelde, alanının en iyilerinden olan 4 ayrı kişiyle yapılan röportajları içeren bir video Building Gods. Fikir beyanında bulunan kişilerin nitelikleri ise gerçekten ilginç: bir teolog (Anne Foerst), bir beyin mühendisi (Hugo de Garis), bir filozof (Nick Bostrom) ve bir sayborg (Kevin Warwick). Konu ise singularity.

Şimdiye kadar singularity konusu yazılı ortamın dışına pek çıkmamıştı; bildiğim kadarıyla konu üzerine yapılan ilk ve en kapsamlı görsel çalışma bu. Building Gods, singulartiy hakkında fikri olmayanlar için güzel bir başlangıç niteliğinde. Kabaca bahsetmem gerekirse, Makineler bilinç kazanınca ne olacak? Teknolojik gelişim varacağı en son nokta neresidir? Tanrı nerede? Ölümsüzlük nasıl mümkün? gibi oldukça fantastik soruları enine boyuna tartışıyorlar. Konu ile yakından ilgilenenler için pek fazla yeni bilgi ya da yaklaşımlar içerdiğini söyleyemeyeceğim fakat konuşanların mimiklerini, hissettiklerini görmek gerçekten hoş, insan mutlu oluyor.
Building Gods'ı izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.
Youtube linki.

Shinobi-Heart Under Blade

, Wednesday, 8 March 2006

Uzun zamandir film izlemekten keyif alamayan birisi olarak shinobi ile karsilasmak oldukca sevindirdi beni. Daha cocukken sinemaya gittigimde hissettigim hayal ve aptal ozentiyi tekrar hissedebildim.

Hikayenin gectigi durum, seyir keyfini kacirmadan kisaca belirtmek gerekirse, iga ve kouga adli iki farkli ninja klaninin varligini surdurme cabasinin icinde bulunmakta. Bilinen japon filmlerinin aksine Shinobi amerikan filmlerini daha cok andiriyor, fakat yalnizca bu acidan bakildiginda biraz haksizlik yapmis oluruz. Filmin kunyesini imdb'de inceledigimiz de Action / Drama / Fantasy / Romance gibi karmasik bi tag listesi ile karsilasiyoruz, evet shinobi populer olmak icin yapilmis bir film ancak hikayenin akisi her ne kadar baslarda populer sinema filmleri ile benzesse de japon filmlerine asina olmayanlari rahatsiz edecek derecede farkli. Bir kere iyi ile kotuyu aramaya calistiginizda bunu "taraflar" da degil her iki tarafin icinde ayri ayri karakterlerde buluyorsunuz. Film Faturo Yamada'nin orjinal adi Kouga Ninpouchou olan romanindan uyarlanmis ve yonetmeni Shimoyama Ten.

Tabi bu kadar pahali bi yatirimi japonlarin sirf amerikan sinemasini taklit etme cabasi olarak gormek buyuk saflik olur. Shinobi alabildigine damardan japon sinema tarzini yansitiyor. Bu gozle izlendiginde filmden alacaginiz keyif ise suphesiz daha fazla olacak ama istemezseniz ve israrla ("pop-corn" film seviyorum gelemem oyle derin filmlere), derseniz de sorun degil, gorsel efektleri ve dovus koreografisi cok ust seviyede olan film bira keyfinizi bozmadan ve kafanizi yormadan izleyebileceginiz ayri bir modda da izlenebilmek de.

Kisa bir arastirmadan sonra filmin turkiye'de sinemalarda gosterime girmeyecegine kanaat getirdim. Ancak shinobi'nin dvdleri halihazirda dunyanin pek cok ulkesinde piyasaya sunulmus (mesaj alinmistir umarim). Shinobi'yi sinemada izlemek isteyenler ise sanirim bir festival beklemek durumundalar.

Ben de festival duasi ile yazimi sonlandirirken karanlik gecelerde karsiniza ninjalar cikmamasini dilerim.

by noktafa